Muratlı Bayan Masöz Hizmetleri Üniversiteli

Muratlı Bayan Masöz Hizmetleri Üniversiteli

Muratlı Bayan Masöz . Erkekler tuvaletinin kapısından başımı uzatarak “Johnny, orada mısın?” dedim. Kabinlerden birinin kapısı açıldı ve Johnny üzerinde bir tek boxerıyla dışarı çıktı. “Burada çıplak ne yapıyorsun? Giysilerin nerede!?” “Giysilerim mi?” dedi boş boş bakarak. “Evet giysilerin. Üzerine giydiğin şeyler. Neredeler?” Üzerine baktı. “Kahretsin!” Kulübün güvenlik görevlilerinden biri yanıma gelerek “Pardon hanımefendi, hanımların erkekler tuvaletine girmeleri yasak,” dedi. Ona erkekler tuvaletine girmeye çalışmadığımı söyleyerek durumu anlattım. Görevli tuvalete girdiğinde Johnny ellerini havaya kaldırarak “Tamam, tamam, teslim oluyorum,” dedi. Açık ki görevliyi polis sanmıştı.

On dakika daha bekledikten ve Johnny hâlâ görünmeyince eve gittim. Bu hayatta tekrar izlemeyeceğim bir Banderas filmiydi. The Guardian listemde daha 16 isim vardı ama boyutları başparmağımı bile geçmeyen alkolik Johnny ile yaşadıklarımdan sonrasında, Independent’dan gelen mesajlara bakmaya karar verdim. İçlerinden Gilles adındaki adamı seçtim. Basılmış birkaç romanı vardı. Entellektüel, hoş birine benziyordu. Ayrıca o güne kadar duyduğum en havalı aksana sahipti. O da benim gibi boşanmıştı. İki çocuğu vardı ve kırklı yaşlardaydı.

Muratlı Bayan Masöz Hizmetleri Üniversiteli

Muratlı Bayan Masöz . Londra’ya üç saatlik mesafede Wye Vadisi denen bir yerde yaşıyordu ama işi yüzünden sık sık şehre gelmesi gerekiyordu. Frank’le yaşadıklarımdan sonrasında sırf bu sebepten onu elemem gerekirdi ama yakınımda olup da beş santimlik bir adam olmasından iyiydi. Ayrıca Gilles mesajlarında minik bir kulübede yaşadığını söylemişti ve söylediklarına bakılırsa çok şirin romantik bir yerdi. Evi ısıtmak için devamlı şömine yaktığını söylüyordu. Gaslımün önünde mutfakta mum ışığında yiyecek meydana getiren bir insanın düşsel canlandı. Eğer her şey yolunda giderse, bu kulübenin hafta sonlarım için harika bir kaçış yeri olabileceğini düşündüm.

Tabi hayallerim ikinci telefon görüşmemizde Gilles’in kazağının tutuşmasıyla ve apar topar telefonu kapatmasıyla son buldu. Üçüncü konuşmamızda Gilles operaya iki bileti bulunduğunu ve gösteriden önce akşam yemeği yiyebileceğimizi söyledi. Çifte davetiye. Fikir çok hoşuma gitmişti. “fakat hepsinden önce seni öpebilir miyim?” diye sordu. “Böylelikle bu kısmı aradan çıkarmış oluruz.” yanıt vermeden önce operacımı birazcık yordum. Ona yalnız onun için hazırladığım bir anket gönderdim. Soruların içinde ne tür otomobil kullandığı, hangi içkileri sevmiş olduği, burcu, giyim biçimı, hanımlarda nelerden hoşlandığı ve en sevdiği öpüşme şeklinin ne olduğuna dair sorular vardı. Sorularımı büyük bir içtenlikle yanıtladı.